#konuşuptaRiskeGirmeyin

- 15 Mayıs 2013 Çarşamba
- Bu yazı 16522 kez okundu
Tepebaşı belediyesinin en çok eleştirilen konularından birisi, bir çoğunuzun da malumu olduğu gibi yapılan işler sonucunda kalıcı eserler ortaya konmuyor olması. Elbette, bunun yanında belediyecilik olarak ortaya konması beklenen bir çok hizmetin "SÖZLER VERİLMİŞ" olmasına rağmen, yerine getirilmediği ve belediyenin de efor, enerji ve maddi kaynaklarını bir çok farklı alanlarda kullandığı görülüyor.
Malumunuz, bir çok bölgede yol yapımı için bekliyor vatandaşlar, çöplüğe dönmüş alanların ıslahı ve hizmetin gelmesini bekliyor vatandaşlar.. Ama bakıyorsunuz, başkan artık nasıl bir direktif yada yönlendirme alıyorsa bir çok alakalı alakasız yerlerde ortaya çıkıyor..
Bir bakıyorsunuz Silivride poz veriyor başkan, bir bakıyorsunuz işçi eylemlerinde, bir bakıyorsunuz hekim önlüğü giymiş, bir bakıyorsunuz eğitimci olmuş öğrencilerin arasında, bir bakıyorsunuz bir sergiye ev sahipliği yapıp dine ve dindarlara hakaret edenlere ev sahipliği yapıyor. Bir bakıyorsunuz kültür sanat adına barlar sokaklarını, alkol firmalarının sponsorluğuyla hayata geçiriyor. Bir bakıyorsunuz toprakla boğuşan sanatçı oluyor.. bir bakıyorsunuz müftülükle ortak güzel Kuran-ı Kerim okuma etkinliği yapıyor. Ama bakıyorsunuz ki kazın ayağı hiç de öyle değil.
Hatırlayacağınız gibi, başkan Ataç bir dönem DSP Tepebaşı Belediye başkanı olmuş ancak vatandaş memnun olmadğı için kendisine ikinci bir şans verilmemişti. Ancak bir dönem aradan sonra Yılmaz Büyükerşen'in desteği ile tekrar başkan olma şansını yakaladı. Ancak ilk dönem yaptığı başkanlık sonunda vatandaşdan aldığı uyarıyı çok da kayda almadığını gösterircesine, büyüklerinin yolundan gidiyor. Hizmet bekleyen bir çok konu varken, O, vatandaşın bir çoğunu ilgilendirmeyen işlerle uğraşıyor.
İyide sayın başkan kapıda alcaklı varken bu camdan sadaka dağıtma merakı nereden geliyor?
Başkanın yukarıda saydığım, girdiği bir çok kılıf içerisinde aslında bir çok tezatları da var. Tek tek hepsini saymayacağım. Çünkü bu yazıyı yazmamın nedeni aslında bunlar değil.. Ancak kısaca bazı şeylerin de tekrar altını çizmek gerekiyor diye düşünüyorum.
Zira karşımızda, benim bile birebir şahit olduğum arkadaşların işlerine son veren bir işçi dostu başkan var.
Aslında başkanın temel fonksiyonu, Yılmaz Büyükerşen'in vatandaşa bakan mağrur tarafı nedeniyle oluşan açığı kapatmak. Zira başkan, Yılmaz hocanın yapmayacağı, yapmaya kanımca tenezzül etmeyeceği bir çok işi yapıyor. 7'den 70'e gelir durumu, eğitim durumu, kültürü, ne olursa olsun herkesle barışık ve herkesin yanına gidiyor, samimi şekilde de ilgileniyor.
Mesela Büyükerşen'in hiddetle eleştirdiği Büyükşehir Yasası aslında Ahmet Ataç'ı çok da zora sokmuyor. Zira Yılmaz Hoca yıllarca gitmediği bir çok yere bu yasanın getirdiği zorunluluk nedeniyle gidiyor. Gittiği yerde de adeta "Beni buraya gelmek zorunda bıraktılar" dercesine yasayı da eleştirmekten geri durmuyor.
Yıllardır gidip görmedikleri yerleri görmek zorunda kalıyorlar. Sıkmaya imtina ettikleri elleri tek tek sıkıyorlar. Tiyatro ekibini oyunlar oynasınlar diye, yeni seçim alanlarına gönderiyorlar!... Seçimler öncesi kendileri oynayacakları oyundan önce belkide yeni seçmeni oyunlara alıştırıyorlar... İlçelerden yıllardır akıllarının bir ucunda olmayan çocukları getirip parkları gezdiriyorlar. Zira bu seçimde bir köşe yazarı abimizin dediği gibi Eskişehir'de çocukların üzerine oynanıyor büyük ölçüde. Büyükşehir Yasası nedeniyle ise yeni seçmene ulaşmak zorunda. Bu zorunluluk nedeniyle de "Yasayı" hiddetle eleştirmekten de geri durmuyor.
Ancak Ahmet Ataç'ın bu konuda bir sıkıntısı yok. Zira o halkın arasında. Halka tarz olarak da, hiç bir zaman uzak olmadı, tepeden hiç bakmadı.
Neyse konuyu yine ister istemez biraz dağıttık. Asıl bu yazıyı kaleme almamızın nedenine gelelim.
Yukardaki resimde de gördüğünüz gibi, konu aslında belli.
Bu fotoğraftaki kardeşimiz Sosyal Medya üzerinden yaptığı bir paylaşım nedeniyle ceza aldı. Konuyu bilmeyenler için kısaca özetleyelim:
Büyükerşen'in karikatürünü Facebook'ta yayınladı, 11 ay hapis cezası aldı
Mahkeme, iktisat öğrencisi Erdem Büyük'ün, Büyükerşen'in belediyecilik çalışmalarını Facebook'ta yayınlayarak yazılı ve görsel ileti yoluyla hakaret etmekten 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verdi. Ceza, Büyük'ün öğrenci olması, sabıkasının olmaması nedeniyle 5 yıl süreyle ertelendi. Büyük, 5 yıl içinde her hangi bir suç işlerse bu cezayı da çekecek.
Olayın en komik yanı, bir zamanlar kendiside karikatür çizen, Büyükşehir Belediyesinin imkanlarını Karikatür Sergileri için özellikle Aydın Doğan Vakfının sergileri için sunmakta adeta yarışan, Karikatür Müzesinin kurulmasına katkısı olan birinin bu şekilde tepki vermesi. Ki geçtiğimiz aylarda yine bir karikatür sergisi açılışında sayın başkan "Türkiyede artık karikatür çizmekte suç" oldu gibi bir açıklama yapmıştı. Oysa Erdem Büyük isimli öğrenci bir çizer bile değilken, paylaştığı bir karikatür nedeni ile ciddi bir araştırma sonucunda (internette izi aranarak) bulunmuş ve mahkemeye verilmişti.
İlk karikatürünü 12 yaşında çizdiğini belirten Büyükerşen, ‘’ O dönemler çok mizah dergisi vardı. Tekrar karikatür çizmeye başlayacağım. İlk sergimi 14 yaşımda açmıştım. İlk disiplin cezamı da lise yıllarında müdürün karikatürünü çizerken almıştım’’ diye konuştu.
Siyasetçilerinde bu konuda çok malzeme verdiğini dile getiren Büyükerşen, ‘’ Siyasetçiler çok malzeme veriyor ama tahammülleri yok. Üzülmek lazım onlar için. Turgut Özal bu konuda çok tahammül gösterirdi. Şimdilerde bu tahammülü göremiyoruz’’ ifadelerini kullandı. " Yılmaz Büyükerşen'in İstikbal Gazetesindeki çıkan bir açıklaması
Şimdi böyle olunca ister istemez insan merak ediyor. Karikatür yada bir çok konu, özgürlüğün bir gereği ve ileri demokrasilerin olmazsa olmazları ise SİZİN YAPTIĞINIZIN açıklaması ne olabilir. Yani sizi eleştirmediği sürece, karikatür özgür müdür, sizi eleştirmediği sürece insanlar özgürce konuşabilir mi? Yani Özgürlüğün sınırı sizleri eleştirmek midir? Özgürlük buraya kadar mı sizin için?
Zaman zaman çeşitli vesilelerle bizlere de direkt olarak sus diyemeselerde "ABA ALTINDAN SOPA GÖSTERMEYİ" de ihmal etmiyorlar...
Her ne kadar dediğim gibi bizim yazdıklarımız hoşuna gitmeyenler bizlere çeşitli kulplar bulsalarda biz bildiğimiz, şahit olduğumuz konuları yazmaya ve paylaşmaya devam edeceğiz. Yazdıklarımız hoşlarına gitmeyenlerde her zaman yaptıkları gibi yan yatıp çamura battı diyecekler..
Ama siz siz olan riske girmeyin. Erdem kardeşemizle aynı şeyleri yaşamayın. Bence siz en iyisi Ahmet Ataç'ı değil beni dinleyin #konuşuptaRiskeGirmeyin
Osmangazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat bölümü öğrencisi Erdem Büyük(22), 2009 Mart seçimlerinden sonra bir sitede, DSP'li Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen'in yer aldığı bir karikatür buldu. Büyükerşen'in nasıl bir belediyecilik anlayışıyla hareket ettiğini anlatan, kente yerleştirilen heykellerin yer aldığı eleştirel karikatürü siteden alan Büyük, daha sonra bunu Facebook'ta arkadaşları arasında paylaşmaya başladı. Ancak bir kaç gün sonra Büyük, ilginç bir durumla karşılaştı. Polisler, karikatürün yayınlanmasının ardından yapılan şikâyet üzerine Büyük'ü bilgisayarının IP numarasından tespit ederek evinde gözaltına aldı. Emniyette ifadesi alınan Büyük hakkında, daha sonra Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen tarafından dava açıldı.
Eskişehir 4. Sulh Ceza Mahkemesi'nde yaklaşık bir yıl süren dava hapis cezasıyla sonuçlandı. Mahkeme heyeti, Büyükerşen'in belediyecilik çalışmalarını Facebook paylaşım sitesinde yayınlayarak yazılı ve görsel ileti yoluyla hakaret ettiği gerekçesiyle üniversiteli Büyük'ün 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verdi. Ardından Büyük'ün üst mahkemeye yaptığı itiraz da reddedildi. Ancak Büyük'ün cezası, öğrenci olması, sabıkasının olmaması nedeniyle 5 yıl süreyle ertelendi. Büyük, 5 yıl içinde her hangi bir suç işlemesi halinde söz konusu cezayı da çekecek.
ARKADAŞLARI FACEBOOK'TA TEPKİ SAYFASI AÇTI
Büyük'e verilen ceza okul arkadaşları ile akademisyenlerin tepkisini çekti. Bir grup üniversiteli ve akademisyen, Büyük'e destek vermek için Facebook'ta bir tepki sayfası açarak dava'ya neden olan söz konusu karikatürü o sayfada sergilemeye başladı. Amacının kimseyi incitmek, kırmak olmadığını belirten Büyük, verilen hapis cezasının kendisini çok üzdüğünü söyledi. Karikatürün bir abartma sanatı olduğunu anlatan Büyük, "Söz konusu karikatürde kötü, kırıcı bir durum yok. Karikatür hoşumu gitti. Beğendiğim karikatürü siteden alıp arkadaşlarımla paylaştım. Kötü bir niyetim yoktu." dedi.
Yaşadıklarını çok şaşırdığını anlatan Büyük, "Aldığım ceza karşısında hem üzüldüm hem de şaşırdım. Oysa topluma mal olmuş insanların eleştirel karikatürleri çizilebilir. Bunun örnekleri çoktur. Burada küfür ve edepsizlik yok." ifadesini kullandı. Üst mahkemeye yaptığı itirazın a reddedildiğini vurgulayan Büyük, konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) götüreceğini dile getirerek, "Bu konuda çalışma içerisindeyim. Amacım adaletin yerini bulmasını sağlamak." dedi.
BÜYÜKERŞEN'İN KENDİSİ DE GAZETECİ VE KARİKATÜRİST
Erdem Büyükle ilgili haber kaynağı: vilayet26.com

- Hukuk Tanımaz Tavırlar ve Sokakları Karıştırma Çabası - 24 Mart 2025 Pazartesi
- Köylünün Silosunu otel yapanlar kamusal çıkardan bahsediyor - 26 Nisan 2024 Cuma
- Son düzlükte değişim ile statükocular başa baş gidiyor - 27 Mart 2024 Çarşamba
- Belediyenin sadece kentsel dönüşüm değil, yol konusunda da karnesi kırık - 18 Mart 2024 Pazartesi
- Anketler o kadar mı kötü? Artık neden medet umacaklarını şaşırdılar - 13 Mart 2024 Çarşamba
- Neden Ünlüce olmamalı? - 13 Şubat 2024 Salı
- TOKİ’ye köstek olanlar TOKİ mağdurlarına destek oluyorlar - 5 Şubat 2024 Pazartesi
- Büyükerşen, 25 yılda 26 sözü tamamlayamadan başkanlığı bırakıyor - 12 Ocak 2024 Cuma
- Madem efsanesin, bağımsız aday ol da namın yürüsün bari!.. - 25 Aralık 2023 Pazartesi
- Ne yapacaktı Büyükerşen’e, herkesin içinde git mi diyecekti? - 17 Aralık 2023 Pazar
- Algı operasyonları anketlerle yeniden başladı - 1 Kasım 2023 Çarşamba
- 185 bin nüfuslu Linz’in tramvaylarıyla buraya kadar - 24 Ekim 2023 Salı
- Erşen değil, Engelşen (miş) - 2 Eylül 2023 Cumartesi
- Büyükerşen’in en zor seçimi olsa gerek! - 22 Ağustos 2023 Salı
- Çavuşoğlu Ak Parti’nin Büyükşehir Adayı mı? - 18 Ağustos 2023 Cuma
- Adam gibi davransaydınız da size oy verseydik!.. - 13 Ağustos 2023 Pazar
- Yerel seçimlere doğru Eskişehir’in hali.. - 8 Ağustos 2023 Salı
- Asrın seçiminde kazanan Türkiye Yüzyılı oldu - 29 Mayıs 2023 Pazartesi
- Ankara’nın Melih’i Var da Eskişehir’in Neden Olmasın - 31 Mart 2023 Cuma
- Yine aklımızla da hafızamızla da alay mı ediyorsunuz? - 26 Ocak 2023 Perşembe
- Açıklıyorum! Ben de Başkanlığa Adayım 26 Söz Veriyorum!... - 8 Eylül 2022 Perşembe
- Kendileri Kaçak Yapmaya Alışkın Olunca HER İNŞAATI KAÇAK SANIYORLAR - 4 Ağustos 2022 Perşembe
- 15 Temmuz’da Postallardan Medet Umanlara Karşı Meydandaydık - 15 Temmuz 2022 Cuma
- Eskişehir Basının Festival Sarmalı - 22 Haziran 2022 Çarşamba
- Yoga Bahane, Algı Şahane - 31 Mayıs 2022 Salı
- Yerel Medyanın Anketle İmtihanı! - 20 Mayıs 2022 Cuma
- Türktelekom’lu olmayan pişman, olan bin pişman! - 16 Nisan 2022 Cumartesi
- Bu da Nereden Çıktı! Kanalizasyon Katılım Payı İSTEDİLER - 12 Kasım 2021 Cuma
- Hamamyolu Sizin Dipsiz Kuyunuz mu? - 26 Eylül 2021 Pazar
- Karşı Olduğumuz Şey Tramvay değil, DRAMVAY - 29 Ağustos 2021 Pazar
- Kimliğinden Koparılmış Kentle TURİZM BURAYA KADAR! - 17 Ağustos 2021 Salı
- Emre Kınay’ın Sözleri ve YEREL YÖNETİM GERÇEĞİ - 4 Ağustos 2021 Çarşamba
- Bizim de İhtiyacımız Olan Böyle Projeler! - 22 Haziran 2021 Salı
- Reis Öder! - 27 Nisan 2021 Salı
- Kaskı Kafasına Takmayanın Maskesini Doğru Takmasını BEKLEME - 19 Nisan 2021 Pazartesi
- Gaziray ve Hatırlattığı Geçmiş: 8 Milyonluk FARK - 17 Mart 2021 Çarşamba
- “Yaptım ama Sor Bir Niye Yaptım” - 5 Mart 2021 Cuma
- Doktor Bu Ne? Şebeke Suyu Çay ve Yemek Yapmaya Müsait Değil mi? - 7 Şubat 2021 Pazar
- Peki Şimdi Tepebaşı Bölgesindeki Tüm Tarlalarda PREFABRİKLER Yükselirse! - 14 Ocak 2021 Perşembe
- Yol Muamması: Çevreyolu İhtiyaç mı Yoksa Sadece Hedef Şaşırtmaca mı? - 22 Aralık 2020 Salı
- Kart Akıllı Ama Uygulama İLKEL: Neden İnternetten Yükleme Yapılamıyor - 9 Nisan 2020 Perşembe
- Boş Binalar Ne Olacak ONU DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - 2 Nisan 2020 Perşembe
- Tülomsaş mı? 10 Santimetre Ne Kadar Önemliymiş Bir Kez Daha Düşünün.. - 6 Mart 2020 Cuma
- Canımızı Acıttın BÜYÜKŞEHİR - 4 Ekim 2019 Cuma
- Yerel İsrafa DUR DEMEYECEK MİSİNİZ? - 7 Mayıs 2019 Salı
- Asfalt Parası Yasal Zorunluluksa, KANUNLARI MI ÇİĞNİYORSUNUZ? - 17 Şubat 2019 Pazar
- Devlet Vatandaşına Tuzak Kurmaz! - 7 Ekim 2018 Pazar
- Ağustos Böceği ve Sigortası Atan Karınca MASALI - 1 Ağustos 2018 Çarşamba
- Bu Sorunun YANITI VAR MI? Asfalt Parası Alınmasın da Diyen Aynı Kişilerdi - 15 Aralık 2017 Cuma
- Bayramsa Bayramınız Mübarek Olsun (!) - 30 Ağustos 2017 Çarşamba
- Böyle Projeler Belediye Başkanlarında YOK - 22 Ağustos 2017 Salı
- Masanın Adı Beyaz da, Mavi de, Halk Da Olsa İCRAAT AYNI - 11 Ekim 2016 Salı
- Pimaşla GİDER, Ancak Bir Yere Kadar GİDER - 30 Temmuz 2016 Cumartesi
- Eskişehir’li Fikrinin Sorulmasına Alışkın Değil ki!.. - 21 Nisan 2016 Perşembe
- ETO: E(tine) T(üyüne) O(rtak mı) - 26 Ocak 2016 Salı
- Toplu Ulaşımdan Kaçan TRAFİKLE BOĞUŞUYOR - 13 Ocak 2016 Çarşamba
- 3. Üniversite Basiretsizliği: Herşey Kabak Hayaline Takıldı - 14 Ekim 2015 Çarşamba
- Sosyalmedyafobik Belediye Odunpazarı - 1 Temmuz 2015 Çarşamba
- KİMLİĞİNDEN KOPARILMIŞ ŞEHİR - 16 Nisan 2015 Perşembe
- Gelişmişlik Neden Rakamlara Yansımıyor - 7 Şubat 2015 Cumartesi
- İnanmazsanız Başaramazsınız! - 3 Ocak 2015 Cumartesi
- Yama Kültürü Sınırlarımızı Aştı - 14 Kasım 2014 Cuma
- Eskiye Rağbet Olsa, Bayata Nur Yağardı! - 14 Eylül 2014 Pazar
- Katılma Payı Muamması! - 4 Eylül 2014 Perşembe
- Belediyecilikte de Tekelleşme Olur mu? - 1 Ağustos 2014 Cuma
- Bu işler böyle biter mi? - 11 Ocak 2014 Cumartesi
- Komik şehir “Eskişehir” - 2 Ocak 2014 Perşembe
- Çevre Yolu Komedyası!.. - 19 Kasım 2013 Salı
- Şehir Trafiği SOS veriyor, Suçlusu Aranıyor - 14 Kasım 2013 Perşembe
- Selçuklu Vurgusu Yanlış mış? - 28 Ekim 2013 Pazartesi
- Bankaların telefon oyununa dikkat! - 14 Ekim 2013 Pazartesi
- Bu nasıl iş böyle! - 2 Ekim 2013 Çarşamba
- “Ben yaptım oldu” Mantığına İsyan - 18 Eylül 2013 Çarşamba
- Ayhan Kavas’ın “Müjde” Rahatsızlığı - 1 Ağustos 2013 Perşembe
- #konuşuptaRiskeGirmeyin - 15 Mayıs 2013 Çarşamba
- Avrupa Masalı Buraya Kadar mıydı? - 7 Nisan 2013 Pazar
- Eskişehirliye Eskişehir Haram mı? - 30 Mayıs 2012 Çarşamba
- Eski Sistem Kaka; Yeni Sistem Harika - 7 Aralık 2011 Çarşamba
- Eski’den yine garip açıklamalar - 12 Ağustos 2011 Cuma
- Çevre Yolu Hız Muamması - 25 Temmuz 2011 Pazartesi
- Kazanan Belli de, Kaybeden Kim? - 14 Haziran 2011 Salı
- Tivibu Aboneliğine Evet Demeden Önce Düşünün - 17 Mayıs 2011 Salı
- Bir varmış, bir yokmuş - 6 Kasım 2010 Cumartesi
- Yazımız Ses Getirdi! - 17 Temmuz 2010 Cumartesi
- Geri Dönüşüm Kutuları Mikrop Saçıyor - 3 Temmuz 2010 Cumartesi
- Hangisi Karınca? - 12 Şubat 2010 Cuma
- Güçlü Türkiye Önce Olmasın! - 30 Ağustos 2009 Pazar
- Sus Payı mı? - 20 Ağustos 2009 Perşembe
- YİTİRİLMİŞ(!) HAYATLAR - 2 Haziran 2009 Salı
- Seçimlerin Ardından... - 30 Mart 2009 Pazartesi
- Burası Senin Yerin!.. - 24 Mart 2009 Salı
- The Other - 10 Mart 2009 Salı
- Asfaltlara da Avrupa Standardı! - 15 Ocak 2009 Perşembe
- Eskişehir Sizsiniz!.. - 25 Aralık 2008 Perşembe
- Vatmanlar Biraz Dikkat! - 12 Kasım 2008 Çarşamba
- İsimleri Tartışıyoruz - 11 Eylül 2008 Perşembe
- Neyi Paylaşamıyorsunuz ki? - 5 Eylül 2008 Cuma
- Süperlig’de İlk Maçın Ardından - 24 Ağustos 2008 Pazar
- Süperlige Doğru ESES’te Neler Oluyor? - 20 Ağustos 2008 Çarşamba
- Halkın ekmeği ile oynamayın artık - 9 Temmuz 2008 Çarşamba
- Mucizeler Ülkesi - 27 Mayıs 2008 Salı
- Market Alışverişlerinde Dikkat! - 22 Nisan 2008 Salı
- Tesadüf mü? - 4 Mart 2008 Salı
- Özgürlük Kavgası - 15 Şubat 2008 Cuma
- Herkes Mutsuz! - 4 Şubat 2008 Pazartesi
- Bizim için önemlisiniz, sigara içmemelisiniz! - 22 Ocak 2008 Salı
- İki yüzlülük mü? - 19 Ocak 2008 Cumartesi
- Ne sıkıntılar çektik? - 17 Ocak 2008 Perşembe
- Fikir ve Emek Hırsızlığı - 10 Ocak 2008 Perşembe
- KDV İndirimi ve Uygulamalar - 2 Ocak 2008 Çarşamba
- Mithat Körler Ve Biz Eskişehirliyiz - 16 Aralık 2007 Pazar
- Hakemler Bize Karşı mı? - 22 Ekim 2007 Pazartesi
- Kalemşörler - 19 Ağustos 2007 Pazar
- Şehrin ruhu! - 2 Ağustos 2007 Perşembe
- Kurallara Uymazsan Buna Benzersin - 24 Temmuz 2007 Salı
- Demokrasi kazandı - 23 Temmuz 2007 Pazartesi
- Ticaret Odası Kimi Kandırıyor? - 20 Temmuz 2007 Cuma
- Dokunulmazlar! - 13 Temmuz 2007 Cuma
- Bağımsız Adaylık! - 9 Temmuz 2007 Pazartesi
- Allah’tan İstanbulu Yönetmiyorsunuz! - 6 Temmuz 2007 Cuma
- Bu ne perhiz! - 5 Temmuz 2007 Perşembe
- Değişim başladı - 1 Temmuz 2007 Pazar
- Eskişehir’e Eskişehirli Olmayan Adaylar - 5 Haziran 2007 Salı