Allah İçin Çalışmak!..

- 26 Aralık 2011 Pazartesi
- Bu yazı 16156 kez okundu
Peygamberimiz Hayber’in fethinden dönerken ashabına şöyle söylediği rivayet olunur; “Küçük cihadtan büyük cihada dönüyoruz. Büyük cihad ise nefisle cihadtır.”
Efendim, nefis terbiyesi önemi kesinlikle azımsanmayacak büyük bir cihadtır. Günümüz dünyasında zulüm, kan ve gözyaşının hemen hemen hiç eksik olmadığı günleri yaşamaktayız. Bu zulümlere muhatap olanların ekseri çoğunluğu ise maalesef Müslümanlar. İslam coğrafyası topyekun bir işgal altında desek, herhalde abartmış olmayız.
Böyle bir zulüm çağında diğer coğrafyalardaki Müslümanların dertleriyle hemhal olmamak bir Müslüman’a yakışır mı?
Şu hadisi dikkatle okuyup anlamaya çalışalım. Biz Müslümanlara nasıl bir uyarı var acaba?
“Müminin şeref ve namusunun çiğnendiği bir yerde onu yalnız bırakanı, Allah (c.c), yardıma muhtaç olduğu bir günde yardımsız bırakacaktır.” [Müsned-i Ahmed]
Maalesef günümüz Müslümanları bir bananecilik hastalığına yakalanmış haldeler. Hem öyle bir vurdumduymazlık ki bu, anlaşılır gibi değil… Bu millete birileri öyle bir anestezi yapmış ki içine düştüğü bu narkozdan ve pembe rüyadan çekip kurtarmak, şuurlandırmak gün geçtikçe daha da zorlaşıyor.
Şöyle bir tarihe bakalım!.. Diğer peygamberlerin ümmetlerine, eski kavimlerin başlarına gelenlerin acaba bizim başımıza gelmeyeceğine dair bir garantimiz var mı? Toplumca geldiğimiz şu evreleri bir gözden geçirince ortaya çıkan tablo akıbetimizin hiçte hayra doğru gitmediğini ayan beyan ortaya dökmektedir.
Şu necip ecdadın torunları olan bizler ne hallerdeyiz? Fuhşiyat, dolandırıcılık, faizcilik, yandaşçılık, emanete hıyanet ve buna benzer birçok hoş olmayan hal ve davranışlar Müslümanları çepeçevre sarıp kuşatmış.
Helak olan kavimlerin cezalandırılmalarına neden olan hal ve davranışları nelerdi bir hatırlayalım!..
Zulüm, haksızlık, yalancılık, tefecilik, ahlaksızlık (zina, eşcinsellik v.s) haller…
Şimdi tarafsız gözlerle yaşadığımız topluma baktığınızda bu tür örneklere rastlamadığınızı söyleyebilir misiniz? Acaba % 99’unu Müslüman adlettiğimiz ülkemizin ahlak ve maneviyat yönünden gidişini nasıl buluyorsunuz?
Bataklığa doğru sürüklenen bir milletle yüz yüze gelmişken, İslam coğrafyası zulüm, işgal ve gözyaşı ile çepeçevre kuşatılmışken, sadece kendi istikbal ve rahatlığını düşünmekle yetinen bir cemaat ve Müslümanlık profili düşünülebilir mi?
Bir dergah yada kuytuda dünya da olup bitenden habersiz; (özellikle İslam coğrafyası işgal altındayken) yalnızca ibadet ve zikirle meşgul olup ben nefis terbiyesi yapıyorum diyerek kurtuluşa ereceğini zanneden bedbahtların olduğu bir dönemde hayra ve iyiliğe davet eden, yanlış ve kötülüğe engel olmaya çalışan bir topluluğa dahil olmak her zamankinden daha da önem arz etmeye başlamıştır.
Ömer b. Abdülaziz şöyle demiştir:
“Allahu Teala, belirli bir zümrenin hatalı amelleri sebebi ile bütün halka azap etmez. Ancak açıktan işlenir de ona engel olmazlarsa o kavmin tümü azaba hak kazanır.
Allah’ın Yuşa b. Nuh peygambere şöyle vahiy ettiği rivayet edilir:
Senin kavminin iyilerinden kırk bin, kötülerinden de altmış bin kişiyi helak edeceğim.
Yuşa peygamber sordu:
Ya rabbi, şu helak edeceğin kimselerin kötüleri malum. İyilerin ne günahı var?
Cenab-ı Hak:
Onlar kötülere, benim emrime uyup kızmadılar, onlara engel olmadılar. Onlarla birlikte yiyip, içtiler” buyurdu.
Bu yazdıklarımdan ibadet ve zikir ile meşgul olmanın değerini önemsememek gibi bir mana çıkarılsın istemem. Elbette ibadet, dua ve zikir Müslümanın cennetteki derecelerini yükseltecek önemli vesilelerdir. Ama şu unutulmamalıdır ki, bu derecelere ulaşmak için önce cennete kavuşturacak hal ve davranışları sergileyebilmek gerek. Allah için bir şeyler yapmak gerek!...
Peki bunlar nedir derseniz?
Allah’ın (c.c), Musa’ya (a.s) “ Ey Musa, benim için ne yaptın?” sorusuna verdiği cevabı herhalde biliyorsunuzdur. Ya Rabbi, senin için namaz kıldım, seni zikrettim demiş.
Allah (c.c) ise, Ey Musa bu dediklerin senin ahretteki durumunu düzeltecek şeylerdir diye karşılık vermiş. Benim için bir şey yapman demek: “Benim sevdiklerimi sevip, buğzettiklerime buğzetmendir. Zulme engel olman, iyi ve doğru olanı tavsiye edip, kötü ve yanlışları durdurmaya çalışmandır” demiş.
Kıymetli dostlar, Allah için bir şeyler yapabilirsek hem kendimizi hem de içinde bulunduğumuz toplumun bekasına yarayacak çalışmalar yapmış olabiliriz. Rabbimizden niyazımız, onun yolunda ve onun rızasında bir ömür boyu sadık olabilmektir.
Kalın sağlıcakla…
- Herkes doğrumu biz doğru isek? - 2 Eylül 2024 Pazartesi
- Sağlıklı Yaşam İpuçları - 9 Şubat 2024 Cuma
- Başarının en önemli formülü azim ve disiplindir - 19 Temmuz 2023 Çarşamba
- Öğütler - 24 Haziran 2023 Cumartesi
- Bioenerji Şifasının Amacı - 1 Mayıs 2023 Pazartesi
- Bioenerji nedir, nasıl faydalar sağlar? - 10 Şubat 2023 Cuma
- Negatifi Hayatınızdan Çıkarın - 4 Ocak 2023 Çarşamba
- Biyolojik alanımız ve şifa - 15 Aralık 2021 Çarşamba
- Bioenerji, Esma-ül Hüsna ve Dua - 3 Şubat 2020 Pazartesi
- Mayamız mı ekşidi? - 24 Aralık 2019 Salı
- Bioenerji ile şifalan - 6 Kasım 2018 Salı
- Vakit Değiştirme Vakti!.. - 22 Haziran 2018 Cuma
- Niyet hayır, akıbet hayır - 23 Mart 2018 Cuma
- Öldük, bittik demeden silkelenip kendimize gelelim! - 25 Ocak 2018 Perşembe
- Boş yere yaratılmadın!.. - 26 Eylül 2017 Salı
- Piknik notları ve İlkyardım - 2 Ağustos 2017 Çarşamba
- Aziz dostumun acı hayat tecrübesi - 8 Mart 2017 Çarşamba
- İŞTE ÇAY SİMİT HESABI, İŞTE EKONOMİMİZ!.. - 29 Kasım 2016 Salı
- Ne Günlere Kaldık - 21 Ekim 2016 Cuma
- İlkyardımcılara kim yardım edecek!.. - 8 Nisan 2016 Cuma
- Akıllı Adam Olmak! - 1 Mart 2016 Salı
- Nereye Gidiyoruz, Hani Kalkınma!.. - 16 Aralık 2015 Çarşamba
- Kim bu Fos Osmanlıcılar... - 28 Ekim 2015 Çarşamba
- KÖTÜ YÖNETİCİ VE DECCAL - 2 Eylül 2015 Çarşamba
- Müslümanların Helakı!.. - 14 Temmuz 2015 Salı
- Kimse yapamaz, Ak Parti yapar!.. - 22 Mayıs 2015 Cuma
- YALANCI MAĞRURLAR BİZE YABANCI - 29 Nisan 2015 Çarşamba
- Memleketi Mahveden Beceriksizler - 26 Mart 2015 Perşembe
- Kepazelik diz boyu, hangisini sayalım? - 27 Şubat 2015 Cuma
- İDEAL TOPLUM HAYAL Mİ? - 3 Ocak 2015 Cumartesi
- Dönüşen Dönüşsün, Sen Dönüşme!.. - 25 Kasım 2014 Salı
- Türkiye’nin ateşle dansı!.. - 25 Ekim 2014 Cumartesi
- Osmanlı geçinen, Aslından Kopuk Paçozlar - 17 Eylül 2014 Çarşamba
- Hayır, hayır yüz bin kere hayır!.. - 6 Ağustos 2014 Çarşamba
- İSLAM, SİYASET, YÖNETİM - 24 Haziran 2014 Salı
- Siyonizm-Türklere Karşı Yahudinin Pis Oyunları - 22 Mayıs 2014 Perşembe
- Bir Gençlik!.. - 11 Nisan 2014 Cuma
- OY’un BÜYÜK, İYİ AMA KİME OY VERELİM? - 24 Mart 2014 Pazartesi
- Ben Kimden Tarafım 2 - 28 Şubat 2014 Cuma
- 1997 ile 2014 arasında fark görebiliyor musunuz? - 29 Ocak 2014 Çarşamba
- CEMAAT, HÜKÜMET, MENFAAT - 30 Aralık 2013 Pazartesi
- YALAN YANLIŞ EĞİTİMİMİZ!.. - 26 Kasım 2013 Salı
- Kanlı Ellerin Kanlı Projesi: BOP - 30 Ekim 2013 Çarşamba
- Dünya Liderini Dinliyorum!.. - 21 Eylül 2013 Cumartesi
- Ah O Gemide Bende Olsaydım!.. - 13 Temmuz 2013 Cumartesi
- Tarlaya Neler Ektik?.. - 11 Mayıs 2013 Cumartesi
- Saptırıcı Liderler - 26 Mart 2013 Salı
- İslam’a dönen Müslümanlar - 20 Şubat 2013 Çarşamba
- Asgari Ücret ile Asgari 3 Çocuk mu? - 23 Ocak 2013 Çarşamba
- Politika Tesadüf Mü, Komplo Mu? - 26 Aralık 2012 Çarşamba
- AŞK ADAMI MI?.. KAÇIP FIRDÖNEN Mİ?.. - 19 Kasım 2012 Pazartesi
- KIYAMET NE ZAMAN? - 22 Ekim 2012 Pazartesi
- Sadıklarla olmak - 2 Ekim 2012 Salı
- Fitre ve Çay Simit Hesabı - 28 Ağustos 2012 Salı
- Canlı Müslüman İstiyoruz!.. - 24 Temmuz 2012 Salı
- Cinsi Bozuklar - 28 Haziran 2012 Perşembe
- Karakterli Müslüman!.. - 1 Haziran 2012 Cuma
- Aslından Koparılmış Protestanlar - 2 Mayıs 2012 Çarşamba
- Haktan Yana Olmak - 21 Mart 2012 Çarşamba
- Lider ve Sistem 2 - 24 Şubat 2012 Cuma
- LİDER ve SİSTEM - 4 Şubat 2012 Cumartesi
- KISSADAN HİSSE!.. - 11 Ocak 2012 Çarşamba
- Allah İçin Çalışmak!.. - 26 Aralık 2011 Pazartesi
- Cihad Ne Demek? - 10 Aralık 2011 Cumartesi
- Batı:Tek Dişi Kalmış Canavar!.. - 4 Kasım 2011 Cuma
- HAYIRLARA MOTOR, ŞERLERE FREN - 15 Ekim 2011 Cumartesi
- DEĞİŞİM : “Tekamül mü, Tahribat mı?” - 16 Eylül 2011 Cuma
- İnandığın Gibi Yaşa Türkiyem - 22 Ağustos 2011 Pazartesi
- BEN KİMDEN TARAFIM?..!.. - 25 Temmuz 2011 Pazartesi
- Bereket Dönemi "28 Haziran 1996 ile 2 Temmuz 1997" - 7 Temmuz 2011 Perşembe
- Ya Güdersin Ya Gidersin - 19 Haziran 2011 Pazar
- Seçim Sonuçları Ne Gösterdi? - 13 Haziran 2011 Pazartesi
- Seçime Doğru;"Arz-ı Mev’ud ve Horoz Dövüşü" - 10 Haziran 2011 Cuma
- Erbakan’ı Sevmek!.. Tavizi Sevmemek!.. - 6 Haziran 2011 Pazartesi
- Hedef 2023, İstanbul Ayasofya Maratonu - 1 Haziran 2011 Çarşamba
- Hayalüstü Hayaldi!.. Gerçek Oldu!.. - 25 Mayıs 2011 Çarşamba
- NE HALLERDEYİZ 2 - 19 Mayıs 2011 Perşembe
- 2.Abdülhamit, Erbakan ve Tekerrür - 11 Mayıs 2011 Çarşamba
- Hak ile Batılı karıştırmayalım 2 - 28 Nisan 2011 Perşembe
- DÜNYANIN EN BÜYÜK ADALET SARAYI - 8 Nisan 2011 Cuma
- Hak İle Batılı Karıştırmayalım - 26 Mart 2011 Cumartesi
- ORGANİK MAYAMIZ “İSLAM !..” - 17 Mart 2011 Perşembe
- DİYALOG VE TOPRAK SATIŞININ PERDE ARKASI - 6 Mart 2011 Pazar
- SUCUĞUNDA TADI KAÇTI!.. - 28 Şubat 2011 Pazartesi
- Ne Hallerdeyiz ? - 11 Şubat 2011 Cuma
- Ya AKP Olmasaydı !.. - 1 Şubat 2011 Salı