İnandığın Gibi Yaşa Türkiyem

- 22 Ağustos 2011 Pazartesi
- Bu yazı 16815 kez okundu
“Yaptıklarını şeytan süsleyip çekici kıldı, böylece onları yoldan alıkoydu. Oysa onlar görebilen kimselerdi.” [Ankebut Suresi, 38]
Evet sevgili okurlar ayeti kerimede yüce Rabbimizin bize bildirdiği gibi dünyamız daha önceleri de nice yoldan çıkan, yönünü şaşıran milletleri ve insanları tarihin tozlu rafları arasına kaldırdı. İçinde bulunduğumuz zaman ve şartlarda algılarımızdaki hata ve kusurlar ve birde inançlarımızdaki yozlaşma ve sapmalarında etkisiyle maalesef bazen gördüklerimizin ne manaya geldiğini iyi anlayamıyoruz.
Gördüklerimiz ve yaşadıklarımızın bizleri uyandırması gerekirken tam tersine bizleri derin uykulara ve şuursuzluğa sevk ediyor. Dünyada ve ülkemizde özellikle son 10 yılda gözlenen değişim ve sapmalar, Ortadoğu coğrafyasında süregelen Müslüman katliamları bize bir şok etkisi yapması gerekirken ne yazıktır ki bu olmamış, aksine, Müslümanlara narkoz etkisi yapmıştır.
Burada Hz. Ömer (r.a)’ın bir sözünü hatırlatmak istiyorum; “İnandığınız gibi yaşamazsanız, Yaşadığınız gibi inanmaya başlarsınız.”
Hz. Ömer’in bu sözüyle başta verdiğimiz ayet nasılda örtüşüverdi değil mi?
Müslümanlığımızın ve insan olarak yaratılışımızın gereği olan bir yaşantı içinde olmazsak akıbetimizin hem bu dünyada hem de öte alemde pek de hayırlı olacağını söyleyemeyiz.
Eşrefi Mahlukat (yani yaratılmışların en şereflisi) olarak var edilişimizin gereği olarak Rabbimizin bize bahşettiği akıl, kalp ve göz nimetleriyle kendimize hayırlı bir yol bulmalı ve hak yolda sebatkar ve sadıkane birer kul olarak yaşantımıza devam etmeliyiz. Kendisi sapıtan ve başkalarını da saptırmak isteyenlerin, insi ve cinni şeytanların hile ve oyunlarına gelmemeliyiz.
“Uyanık bir tek adam, uyuyan binlerce kişiden çok daha kuvvetlidir.” [S.Carnot]
Ne kadar hazindir ki; kendi inancını ve milletini işe yaramaz, köhne ve yenik bir medeniyet şeklinde tasvir eden idareciler iş başında bugünkü Müslüman devletlerde!.. Devleti sevk ve idare etmesi beklenenlerin daha işe başlamadan bizim milletimiz geçmişte bir hiçti şimdide bizim medeniyetimizden bi cacık olmaz gibi bir anlayışla bizleri hangi kulvarda koşturduğu ve vardırmak istediği noktayı anlamak için arif olmak gerekmiyor.
Bu meyanda, Avrupa Birliği Bakanlığı gibi bir müessesenin bizi nasıl etkileyeceğini ileride hep beraber temaşa edeceğiz. Ama ben şu kadarını söyleyeyim ki bir Müslüman ve dünyaya bin yıl adalet dağıtan aziz bir milletin torunu olarak böyle bir bakanlığa gerek duyulmasını içime sindiremiyorum. Benim dedelerim Avrupa’yı baskı ve dayatmanın hakim olduğu karanlık bir çağdan kurtarmıştır. Dünyada ve bölgemizde barış ve adaleti tesis ederek, değişik dinlere inanan ve farklı dilleri konuşan birçok toplumun bir arada barış içinde yaşamasını sağlayan bir ecdadın torunlarıyız.
Girmek için her türlü tavizleri verip taklalar attığımız ve uğruna bakanlık bile açtığımız Avrupa ise adım attığı her coğrafyaya kan, gözyaşı, zulüm ve adaletsizlik taşımıştır. Her zaman sömürgeci olmuştur.
Eğer bir bakanlık kurulacak ise hem Türkiye’mde hem Avrupa ülkelerinde Osmanlı ve İslam Medeniyeti Bakanlıkları kurulmalıdır.
Bizim asırlarca kaldığımız topraklarda insanlar dilediği gibi inanç ve dillerini yaşamakta özgür iken Avrupa’nın asırlar değil sadece 30-40 yıl sömürdüğü yerlerde bile insanların hem dinleri hem de dilleri zorla değiştirildi.
Böyle tek dişi kalmış canavarların sözde medeniyetlerinin etkin olduğu AB’ye girişin ilk adımı olarak; İslam’a karşı en kindar hisler besleyen ve tarihteki en vahşi haçlı seferini düzenletmiş olan bir Papa’nın heykelinin altında AB’ye giriş için her türlü tavize açığız diyerek imza atmak ne demektir. Ve oradaki medeniyetsizlerden alkış toplamak ve bunu bu millete bir zafermiş, bir maharetmiş gibi ifadelendirmek ne acayip bir iştir Allah aşkına…
Ey milletim artık aç gözünü, hep beraber içinde olduğumuz bu geminin rotası daha açık bir ifadeyle kıblesi yanlış, varmak istediği limanı ise ne siz sorun ne de ben söyleyeyim.
Necip Fazıl üstat bu günleri görse ne yapardı acaba?
Şiirlerinden birini dillendirdi diye hapse giren birinin sonradan davasından çark edipte AB peşinde koşturduğunu belki gözleriyle görmedi ama eminim ki kemikleri sızlamaktadır. Hazır kendisini anmışken rahmetli üstadın bir ifadesiyle noktalayayım sözlerimi…
“ Biz hangi millet ve siyasi zümresiyle olursa olsun, Avrupalının hoşuna gittikçe ve alkışını topladıkça böbürlenmek yerine başımızı taştan taşa vursak daha iyi ederiz.”
Kalın sağlıcakla…
- Herkes doğrumu biz doğru isek? - 2 Eylül 2024 Pazartesi
- Sağlıklı Yaşam İpuçları - 9 Şubat 2024 Cuma
- Başarının en önemli formülü azim ve disiplindir - 19 Temmuz 2023 Çarşamba
- Öğütler - 24 Haziran 2023 Cumartesi
- Bioenerji Şifasının Amacı - 1 Mayıs 2023 Pazartesi
- Bioenerji nedir, nasıl faydalar sağlar? - 10 Şubat 2023 Cuma
- Negatifi Hayatınızdan Çıkarın - 4 Ocak 2023 Çarşamba
- Biyolojik alanımız ve şifa - 15 Aralık 2021 Çarşamba
- Bioenerji, Esma-ül Hüsna ve Dua - 3 Şubat 2020 Pazartesi
- Mayamız mı ekşidi? - 24 Aralık 2019 Salı
- Bioenerji ile şifalan - 6 Kasım 2018 Salı
- Vakit Değiştirme Vakti!.. - 22 Haziran 2018 Cuma
- Niyet hayır, akıbet hayır - 23 Mart 2018 Cuma
- Öldük, bittik demeden silkelenip kendimize gelelim! - 25 Ocak 2018 Perşembe
- Boş yere yaratılmadın!.. - 26 Eylül 2017 Salı
- Piknik notları ve İlkyardım - 2 Ağustos 2017 Çarşamba
- Aziz dostumun acı hayat tecrübesi - 8 Mart 2017 Çarşamba
- İŞTE ÇAY SİMİT HESABI, İŞTE EKONOMİMİZ!.. - 29 Kasım 2016 Salı
- Ne Günlere Kaldık - 21 Ekim 2016 Cuma
- İlkyardımcılara kim yardım edecek!.. - 8 Nisan 2016 Cuma
- Akıllı Adam Olmak! - 1 Mart 2016 Salı
- Nereye Gidiyoruz, Hani Kalkınma!.. - 16 Aralık 2015 Çarşamba
- Kim bu Fos Osmanlıcılar... - 28 Ekim 2015 Çarşamba
- KÖTÜ YÖNETİCİ VE DECCAL - 2 Eylül 2015 Çarşamba
- Müslümanların Helakı!.. - 14 Temmuz 2015 Salı
- Kimse yapamaz, Ak Parti yapar!.. - 22 Mayıs 2015 Cuma
- YALANCI MAĞRURLAR BİZE YABANCI - 29 Nisan 2015 Çarşamba
- Memleketi Mahveden Beceriksizler - 26 Mart 2015 Perşembe
- Kepazelik diz boyu, hangisini sayalım? - 27 Şubat 2015 Cuma
- İDEAL TOPLUM HAYAL Mİ? - 3 Ocak 2015 Cumartesi
- Dönüşen Dönüşsün, Sen Dönüşme!.. - 25 Kasım 2014 Salı
- Türkiye’nin ateşle dansı!.. - 25 Ekim 2014 Cumartesi
- Osmanlı geçinen, Aslından Kopuk Paçozlar - 17 Eylül 2014 Çarşamba
- Hayır, hayır yüz bin kere hayır!.. - 6 Ağustos 2014 Çarşamba
- İSLAM, SİYASET, YÖNETİM - 24 Haziran 2014 Salı
- Siyonizm-Türklere Karşı Yahudinin Pis Oyunları - 22 Mayıs 2014 Perşembe
- Bir Gençlik!.. - 11 Nisan 2014 Cuma
- OY’un BÜYÜK, İYİ AMA KİME OY VERELİM? - 24 Mart 2014 Pazartesi
- Ben Kimden Tarafım 2 - 28 Şubat 2014 Cuma
- 1997 ile 2014 arasında fark görebiliyor musunuz? - 29 Ocak 2014 Çarşamba
- CEMAAT, HÜKÜMET, MENFAAT - 30 Aralık 2013 Pazartesi
- YALAN YANLIŞ EĞİTİMİMİZ!.. - 26 Kasım 2013 Salı
- Kanlı Ellerin Kanlı Projesi: BOP - 30 Ekim 2013 Çarşamba
- Dünya Liderini Dinliyorum!.. - 21 Eylül 2013 Cumartesi
- Ah O Gemide Bende Olsaydım!.. - 13 Temmuz 2013 Cumartesi
- Tarlaya Neler Ektik?.. - 11 Mayıs 2013 Cumartesi
- Saptırıcı Liderler - 26 Mart 2013 Salı
- İslam’a dönen Müslümanlar - 20 Şubat 2013 Çarşamba
- Asgari Ücret ile Asgari 3 Çocuk mu? - 23 Ocak 2013 Çarşamba
- Politika Tesadüf Mü, Komplo Mu? - 26 Aralık 2012 Çarşamba
- AŞK ADAMI MI?.. KAÇIP FIRDÖNEN Mİ?.. - 19 Kasım 2012 Pazartesi
- KIYAMET NE ZAMAN? - 22 Ekim 2012 Pazartesi
- Sadıklarla olmak - 2 Ekim 2012 Salı
- Fitre ve Çay Simit Hesabı - 28 Ağustos 2012 Salı
- Canlı Müslüman İstiyoruz!.. - 24 Temmuz 2012 Salı
- Cinsi Bozuklar - 28 Haziran 2012 Perşembe
- Karakterli Müslüman!.. - 1 Haziran 2012 Cuma
- Aslından Koparılmış Protestanlar - 2 Mayıs 2012 Çarşamba
- Haktan Yana Olmak - 21 Mart 2012 Çarşamba
- Lider ve Sistem 2 - 24 Şubat 2012 Cuma
- LİDER ve SİSTEM - 4 Şubat 2012 Cumartesi
- KISSADAN HİSSE!.. - 11 Ocak 2012 Çarşamba
- Allah İçin Çalışmak!.. - 26 Aralık 2011 Pazartesi
- Cihad Ne Demek? - 10 Aralık 2011 Cumartesi
- Batı:Tek Dişi Kalmış Canavar!.. - 4 Kasım 2011 Cuma
- HAYIRLARA MOTOR, ŞERLERE FREN - 15 Ekim 2011 Cumartesi
- DEĞİŞİM : “Tekamül mü, Tahribat mı?” - 16 Eylül 2011 Cuma
- İnandığın Gibi Yaşa Türkiyem - 22 Ağustos 2011 Pazartesi
- BEN KİMDEN TARAFIM?..!.. - 25 Temmuz 2011 Pazartesi
- Bereket Dönemi "28 Haziran 1996 ile 2 Temmuz 1997" - 7 Temmuz 2011 Perşembe
- Ya Güdersin Ya Gidersin - 19 Haziran 2011 Pazar
- Seçim Sonuçları Ne Gösterdi? - 13 Haziran 2011 Pazartesi
- Seçime Doğru;"Arz-ı Mev’ud ve Horoz Dövüşü" - 10 Haziran 2011 Cuma
- Erbakan’ı Sevmek!.. Tavizi Sevmemek!.. - 6 Haziran 2011 Pazartesi
- Hedef 2023, İstanbul Ayasofya Maratonu - 1 Haziran 2011 Çarşamba
- Hayalüstü Hayaldi!.. Gerçek Oldu!.. - 25 Mayıs 2011 Çarşamba
- NE HALLERDEYİZ 2 - 19 Mayıs 2011 Perşembe
- 2.Abdülhamit, Erbakan ve Tekerrür - 11 Mayıs 2011 Çarşamba
- Hak ile Batılı karıştırmayalım 2 - 28 Nisan 2011 Perşembe
- DÜNYANIN EN BÜYÜK ADALET SARAYI - 8 Nisan 2011 Cuma
- Hak İle Batılı Karıştırmayalım - 26 Mart 2011 Cumartesi
- ORGANİK MAYAMIZ “İSLAM !..” - 17 Mart 2011 Perşembe
- DİYALOG VE TOPRAK SATIŞININ PERDE ARKASI - 6 Mart 2011 Pazar
- SUCUĞUNDA TADI KAÇTI!.. - 28 Şubat 2011 Pazartesi
- Ne Hallerdeyiz ? - 11 Şubat 2011 Cuma
- Ya AKP Olmasaydı !.. - 1 Şubat 2011 Salı