Kuralları Savunmak mı, Kuralsızlığı Mazeretle Örtmek mi?
- 10 Mart 2026 Salı
- Bu yazı 62 kez okundu
Son günlerde nereye baksak trafik cezaları konuşuluyor. Televizyonlarda, sosyal medyada, kahve sohbetlerinde aynı cümle dönüp duruyor:
“Bu cezalar asgari ücretle nasıl ödenecek?”
İlk bakışta kulağa mağduriyet gibi gelen bu itirazın içinde ciddi bir problem var. Çünkü bu soruyu soranların çoğu, cezanın neden kesildiğini konuşmayı pek tercih etmiyor. Oysa mesele tam da burada başlıyor.
Alkollü araç kullandığı için daha önce ehliyetine el konulmuş bir kişinin tekrar direksiyon başına geçip yine alkollü ve üstelik ehliyetsiz yakalanması… Sonra da “ceza çok yüksek” diye tartışma açılması…
Önce şunu netleştirelim:
Bu kişilerin asgari ücretle çalıştığını nereden biliyoruz? Bu bilgiye kim, hangi veriye dayanarak ulaştı? Yoksa “asgari ücret” kavramı, yapılan hatayı hafifletmek için kullanılan bir bahaneye mi dönüştü?
Bir gazeteci olarak trafik denetimleriyle ilgili basın bültenlerini sık sık inceliyorum. Rakamlar gerçekten ürkütücü. Her denetimde onlarca alkollü sürücü, kimi zaman da uyuşturucu etkisinde direksiyon başına geçen insanlar yakalanıyor. Bu tablo karşısında şaşkınlık yaşarken, birilerinin çıkıp bu kuralsızlığı savunmaya çalışması insanı daha da hayrete düşürüyor.
İnsan sormadan edemiyor:
İlla böyle bir sürücü gelip sizin sevdiğiniz birinin canını mı yakmalı?
Hatırlayın… Daha birkaç ay önce şehrin göbeğinde, Hasan Polatkan Bulvarı’nda yaşanan o korkunç kazayı. Evlerine gitmekte olan üç insan, alkollü bir sürücünün kontrolsüzlüğü yüzünden hayatını kaybetti. Üç genç insan… Üç aile… Sonsuza kadar kapanmayacak üç büyük yara…
Şimdi soralım:
Bu hayatların bedeli nedir?
Geride kalanlara hangi para, hangi özür o boşluğu doldurabilir?
Buna rağmen hâlâ “Devlet vatandaşa bu kadar ceza keser mi?” diyenleri görmek gerçekten insanı isyan ettiriyor.
Devlet keyfinden ceza kesmez. Kurallara uyulmadığı için ceza keser.
Kurallara uyarsınız, kimse size ceza yazmaz.
Direksiyon başına alkollü geçmezsiniz, ehliyetsiz araç kullanmazsınız, insan hayatını tehlikeye atmazsınız… mesele zaten biter.
Açık konuşayım; bana kalsa bu tür sürücüler için yaptırımlar çok daha ağır olmalı. Alkollü ya da uyuşturucu etkisinde araç kullanan kişilerin, psikolojik yeterliliklerini kanıtlayıncaya kadar hatta gerekirse ömür boyu araç kullanmalarının engellenmesi bile tartışılmalıdır.
İçkinizi içmek sizin tercihinizdir. Kimseyi ilgilendirmez.
Ama o halde direksiyon başına geçemezsiniz.
O noktada mesele artık bireysel özgürlük değil, kamusal güvenliktir.
Tabii sorunun bir başka boyutu da ehliyet sistemi. Bugün ehliyet almak çoğu zaman bir formaliteye dönüşmüş durumda. Kurslar büyük ölçüde belge dağıtan yerlere dönüştü. Oysa araç kullanmak ciddi bir sorumluluktur. Psikoteknik testler gibi uygulamalar yalnızca ticari araç sürücülerine değil, tüm sürücülere uygulanmalı. Eğitim süreci daha nitelikli hale getirilmeli.
Çünkü Türkiye’de araç sayısı her yıl hızla artıyor ve trafik meselesi giderek daha büyük bir toplumsal soruna dönüşüyor. Gencecik insanlar hayatlarının baharında yollarda can veriyor.
Bir başka sorun da araç modifikasyonu konusu. Aracını süslemek, kişiselleştirmek elbette anlaşılabilir. Ama sokakları yarış pistine çevirenler, şehir içinde slalom yapanlar artık ciddi şekilde uyarılmalı.
Son dönemde tartışılan konulardan biri de “APP plaka” denilen standart dışı plakalar. Açık konuşayım, bu modaya hiçbir zaman anlam veremedim. İnsanlar ciddi paralar verip aracına standart dışı plaka taktırıyor. Üstelik bu plakalar kameralar tarafından okunmakta zorlanıyor.
Halihazırda yasak olan bu uygulamaya yıllarca göz yumuldu. Şimdi denetimler başlayınca da itirazlar yükselmeye başladı.
Burada gerçekten garip bir durum var.
Plakasız araç kullanmanın cezası 40 bin lira civarındayken, standart dışı plaka kullanmanın cezasının daha yüksek olması elbette tartışılması gereken bir konu. Muhtemelen kanun hazırlanırken gözden kaçan bir durum söz konusu.
Benzer bir tartışma da araç içi multimedya sistemleri konusunda yaşanıyor. Görüşü engelleyen, sürüş güvenliğini tehlikeye atan modifikasyonlara ceza verilmesi anlaşılabilir. Ancak aracındaki ses sistemini biraz iyileştirmek isteyen birinin de tamamen engellenmesi doğru bir yaklaşım olmayabilir.
Bu noktada gerçekten mağdur olan bir kesim daha var: Bu ekipmanları satan ve montajını yapan esnaf. Bir gün öncesine kadar serbest olan bir ürünün ertesi gün yasaklanması, ellerinde büyük stoklarla kalan küçük işletmeleri zor durumda bırakabiliyor.
Bazıları tepki göstermek için ürünlerini kırıp döküyor, yakıyor. Elbette bu görüntüler abartılı olabilir ama ortada gerçek bir mağduriyet olduğu da inkâr edilemez.
Kısacası trafikle ilgili yeni düzenlemeler yapılırken denge çok iyi kurulmalı. Kuralsızlığı önleyecek güçlü yaptırımlar uygulanmalı ama makul kullanım alanları da tamamen ortadan kaldırılmamalı.
Ancak bir konuda hiçbir taviz verilmemeli:
İnsan hayatını tehlikeye atanlara karşı tolerans olmamalı.
Çünkü mesele para değil.
Mesele hayat.
Ve kaybedilen hayatların telafisi yok.
- Kuralları Savunmak mı, Kuralsızlığı Mazeretle Örtmek mi? - 10 Mart 2026 Salı
- 111 Konutla Övünmek mi, 15 Bin Konutu Görmezden Gelmek mi? - 26 Şubat 2026 Perşembe
- Çevre Yolunu Evirip Çevirip Konuşmaya Devam - 22 Şubat 2026 Pazar
- Halka Rağmen Dönüşüm Olmaz, Hele Ki Rant Hesapları İle Hiç Olmaz - 1 Aralık 2025 Pazartesi
- Eskişehir’i Babalarının Çiftliği Gibi Kullananlar, Bugün Çıkmış ‘Çiftliğe Çeviremezsiniz’ Diyor! - 14 Ekim 2025 Salı
- Bu Kafayla Hiçbir İşi Yapmaya Gerek Yok - 4 Ekim 2025 Cumartesi
- Mezbahasız Büyükşehir Olmaz! - 5 Eylül 2025 Cuma
- Emlak Vergisi Oyunu: Belediyeler Vatandaşı Soyarken Bakanlığa Suç Atıyor! - 1 Eylül 2025 Pazartesi
- Adalet de “Eşkıya Yılanoğlu”na Kaldı — Sahte Diploma Sahnesinde Tersyüz Olmuş Semboller - 8 Ağustos 2025 Cuma
- YEŞİL DALGA GELDİ, PEKİ YA ESKİ ZİHNİYET NE OLACAK? - 31 Temmuz 2025 Perşembe
- Bisiklet Yolları ve Kent Planlaması: Bir Dönüş Probleminin Düşündürdükleri - 25 Temmuz 2025 Cuma
- Pirince Giderken Eldeki Bulgurdan Olduk: Eskişehir Stadyum Tartışması ve Kaybedilen Milyonlar - 27 Haziran 2025 Cuma
- Yunus Emre’nin Adına Yakışmayan Tartışma - 5 Mayıs 2025 Pazartesi
- "İsim mi, Gelir mi? Eskişehirspor’un Stadyum Tartışması" - 28 Nisan 2025 Pazartesi
- Hukuk Tanımaz Tavırlar ve Sokakları Karıştırma Çabası - 24 Mart 2025 Pazartesi
- Köylünün Silosunu otel yapanlar kamusal çıkardan bahsediyor - 26 Nisan 2024 Cuma
- Son düzlükte değişim ile statükocular başa baş gidiyor - 27 Mart 2024 Çarşamba
- Belediyenin sadece kentsel dönüşüm değil, yol konusunda da karnesi kırık - 18 Mart 2024 Pazartesi
- Anketler o kadar mı kötü? Artık neden medet umacaklarını şaşırdılar - 13 Mart 2024 Çarşamba
- Neden Ünlüce olmamalı? - 13 Şubat 2024 Salı
- TOKİ’ye köstek olanlar TOKİ mağdurlarına destek oluyorlar - 5 Şubat 2024 Pazartesi
- Büyükerşen, 25 yılda 26 sözü tamamlayamadan başkanlığı bırakıyor - 12 Ocak 2024 Cuma
- Madem efsanesin, bağımsız aday ol da namın yürüsün bari!.. - 25 Aralık 2023 Pazartesi
- Ne yapacaktı Büyükerşen’e, herkesin içinde git mi diyecekti? - 17 Aralık 2023 Pazar
- Algı operasyonları anketlerle yeniden başladı - 1 Kasım 2023 Çarşamba
- 185 bin nüfuslu Linz’in tramvaylarıyla buraya kadar - 24 Ekim 2023 Salı
- Erşen değil, Engelşen (miş) - 2 Eylül 2023 Cumartesi
- Büyükerşen’in en zor seçimi olsa gerek! - 22 Ağustos 2023 Salı
- Çavuşoğlu Ak Parti’nin Büyükşehir Adayı mı? - 18 Ağustos 2023 Cuma
- Adam gibi davransaydınız da size oy verseydik!.. - 13 Ağustos 2023 Pazar
- Yerel seçimlere doğru Eskişehir’in hali.. - 8 Ağustos 2023 Salı
- Asrın seçiminde kazanan Türkiye Yüzyılı oldu - 29 Mayıs 2023 Pazartesi
- Ankara’nın Melih’i Var da Eskişehir’in Neden Olmasın - 31 Mart 2023 Cuma
- Yine aklımızla da hafızamızla da alay mı ediyorsunuz? - 26 Ocak 2023 Perşembe
- Açıklıyorum! Ben de Başkanlığa Adayım 26 Söz Veriyorum!... - 8 Eylül 2022 Perşembe
- Kendileri Kaçak Yapmaya Alışkın Olunca HER İNŞAATI KAÇAK SANIYORLAR - 4 Ağustos 2022 Perşembe
- 15 Temmuz’da Postallardan Medet Umanlara Karşı Meydandaydık - 15 Temmuz 2022 Cuma
- Eskişehir Basının Festival Sarmalı - 22 Haziran 2022 Çarşamba
- Yoga Bahane, Algı Şahane - 31 Mayıs 2022 Salı
- Yerel Medyanın Anketle İmtihanı! - 20 Mayıs 2022 Cuma
- Türktelekom’lu olmayan pişman, olan bin pişman! - 16 Nisan 2022 Cumartesi
- Bu da Nereden Çıktı! Kanalizasyon Katılım Payı İSTEDİLER - 12 Kasım 2021 Cuma
- Hamamyolu Sizin Dipsiz Kuyunuz mu? - 26 Eylül 2021 Pazar
- Karşı Olduğumuz Şey Tramvay değil, DRAMVAY - 29 Ağustos 2021 Pazar
- Kimliğinden Koparılmış Kentle TURİZM BURAYA KADAR! - 17 Ağustos 2021 Salı
- Emre Kınay’ın Sözleri ve YEREL YÖNETİM GERÇEĞİ - 4 Ağustos 2021 Çarşamba
- Bizim de İhtiyacımız Olan Böyle Projeler! - 22 Haziran 2021 Salı
- Reis Öder! - 27 Nisan 2021 Salı
- Kaskı Kafasına Takmayanın Maskesini Doğru Takmasını BEKLEME - 19 Nisan 2021 Pazartesi
- Gaziray ve Hatırlattığı Geçmiş: 8 Milyonluk FARK - 17 Mart 2021 Çarşamba
- “Yaptım ama Sor Bir Niye Yaptım” - 5 Mart 2021 Cuma
- Doktor Bu Ne? Şebeke Suyu Çay ve Yemek Yapmaya Müsait Değil mi? - 7 Şubat 2021 Pazar
- Peki Şimdi Tepebaşı Bölgesindeki Tüm Tarlalarda PREFABRİKLER Yükselirse! - 14 Ocak 2021 Perşembe
- Yol Muamması: Çevreyolu İhtiyaç mı Yoksa Sadece Hedef Şaşırtmaca mı? - 22 Aralık 2020 Salı
- Kart Akıllı Ama Uygulama İLKEL: Neden İnternetten Yükleme Yapılamıyor - 9 Nisan 2020 Perşembe
- Boş Binalar Ne Olacak ONU DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - 2 Nisan 2020 Perşembe
- Tülomsaş mı? 10 Santimetre Ne Kadar Önemliymiş Bir Kez Daha Düşünün.. - 6 Mart 2020 Cuma
- Canımızı Acıttın BÜYÜKŞEHİR - 4 Ekim 2019 Cuma
- Yerel İsrafa DUR DEMEYECEK MİSİNİZ? - 7 Mayıs 2019 Salı
- Asfalt Parası Yasal Zorunluluksa, KANUNLARI MI ÇİĞNİYORSUNUZ? - 17 Şubat 2019 Pazar
- Devlet Vatandaşına Tuzak Kurmaz! - 7 Ekim 2018 Pazar
- Ağustos Böceği ve Sigortası Atan Karınca MASALI - 1 Ağustos 2018 Çarşamba
- Bu Sorunun YANITI VAR MI? Asfalt Parası Alınmasın da Diyen Aynı Kişilerdi - 15 Aralık 2017 Cuma
- Bayramsa Bayramınız Mübarek Olsun (!) - 30 Ağustos 2017 Çarşamba
- Böyle Projeler Belediye Başkanlarında YOK - 22 Ağustos 2017 Salı
- Masanın Adı Beyaz da, Mavi de, Halk Da Olsa İCRAAT AYNI - 11 Ekim 2016 Salı
- Pimaşla GİDER, Ancak Bir Yere Kadar GİDER - 30 Temmuz 2016 Cumartesi
- Eskişehir’li Fikrinin Sorulmasına Alışkın Değil ki!.. - 21 Nisan 2016 Perşembe
- ETO: E(tine) T(üyüne) O(rtak mı) - 26 Ocak 2016 Salı
- Toplu Ulaşımdan Kaçan TRAFİKLE BOĞUŞUYOR - 13 Ocak 2016 Çarşamba
- 3. Üniversite Basiretsizliği: Herşey Kabak Hayaline Takıldı - 14 Ekim 2015 Çarşamba
- Sosyalmedyafobik Belediye Odunpazarı - 1 Temmuz 2015 Çarşamba
- KİMLİĞİNDEN KOPARILMIŞ ŞEHİR - 16 Nisan 2015 Perşembe
- Gelişmişlik Neden Rakamlara Yansımıyor - 7 Şubat 2015 Cumartesi
- İnanmazsanız Başaramazsınız! - 3 Ocak 2015 Cumartesi
- Yama Kültürü Sınırlarımızı Aştı - 14 Kasım 2014 Cuma
- Eskiye Rağbet Olsa, Bayata Nur Yağardı! - 14 Eylül 2014 Pazar
- Katılma Payı Muamması! - 4 Eylül 2014 Perşembe
- Belediyecilikte de Tekelleşme Olur mu? - 1 Ağustos 2014 Cuma
- Bu işler böyle biter mi? - 11 Ocak 2014 Cumartesi
- Komik şehir “Eskişehir” - 2 Ocak 2014 Perşembe
- Çevre Yolu Komedyası!.. - 19 Kasım 2013 Salı
- Şehir Trafiği SOS veriyor, Suçlusu Aranıyor - 14 Kasım 2013 Perşembe
- Selçuklu Vurgusu Yanlış mış? - 28 Ekim 2013 Pazartesi
- Bankaların telefon oyununa dikkat! - 14 Ekim 2013 Pazartesi
- Bu nasıl iş böyle! - 2 Ekim 2013 Çarşamba
- “Ben yaptım oldu” Mantığına İsyan - 18 Eylül 2013 Çarşamba
- Ayhan Kavas’ın “Müjde” Rahatsızlığı - 1 Ağustos 2013 Perşembe
- #konuşuptaRiskeGirmeyin - 15 Mayıs 2013 Çarşamba
- Avrupa Masalı Buraya Kadar mıydı? - 7 Nisan 2013 Pazar
- Eskişehirliye Eskişehir Haram mı? - 30 Mayıs 2012 Çarşamba
- Eski Sistem Kaka; Yeni Sistem Harika - 7 Aralık 2011 Çarşamba
- Eski’den yine garip açıklamalar - 12 Ağustos 2011 Cuma
- Çevre Yolu Hız Muamması - 25 Temmuz 2011 Pazartesi
- Kazanan Belli de, Kaybeden Kim? - 14 Haziran 2011 Salı
- Tivibu Aboneliğine Evet Demeden Önce Düşünün - 17 Mayıs 2011 Salı
- Bir varmış, bir yokmuş - 6 Kasım 2010 Cumartesi
- Yazımız Ses Getirdi! - 17 Temmuz 2010 Cumartesi
- Geri Dönüşüm Kutuları Mikrop Saçıyor - 3 Temmuz 2010 Cumartesi
- Hangisi Karınca? - 12 Şubat 2010 Cuma
- Güçlü Türkiye Önce Olmasın! - 30 Ağustos 2009 Pazar
- Sus Payı mı? - 20 Ağustos 2009 Perşembe
- YİTİRİLMİŞ(!) HAYATLAR - 2 Haziran 2009 Salı
- Seçimlerin Ardından... - 30 Mart 2009 Pazartesi
- Burası Senin Yerin!.. - 24 Mart 2009 Salı
- The Other - 10 Mart 2009 Salı
- Asfaltlara da Avrupa Standardı! - 15 Ocak 2009 Perşembe
- Eskişehir Sizsiniz!.. - 25 Aralık 2008 Perşembe
- Vatmanlar Biraz Dikkat! - 12 Kasım 2008 Çarşamba
- İsimleri Tartışıyoruz - 11 Eylül 2008 Perşembe
- Neyi Paylaşamıyorsunuz ki? - 5 Eylül 2008 Cuma
- Süperlig’de İlk Maçın Ardından - 24 Ağustos 2008 Pazar
- Süperlige Doğru ESES’te Neler Oluyor? - 20 Ağustos 2008 Çarşamba
- Halkın ekmeği ile oynamayın artık - 9 Temmuz 2008 Çarşamba
- Mucizeler Ülkesi - 27 Mayıs 2008 Salı
- Market Alışverişlerinde Dikkat! - 22 Nisan 2008 Salı
- Tesadüf mü? - 4 Mart 2008 Salı
- Özgürlük Kavgası - 15 Şubat 2008 Cuma
- Herkes Mutsuz! - 4 Şubat 2008 Pazartesi
- Bizim için önemlisiniz, sigara içmemelisiniz! - 22 Ocak 2008 Salı
- İki yüzlülük mü? - 19 Ocak 2008 Cumartesi
- Ne sıkıntılar çektik? - 17 Ocak 2008 Perşembe
- Fikir ve Emek Hırsızlığı - 10 Ocak 2008 Perşembe
- KDV İndirimi ve Uygulamalar - 2 Ocak 2008 Çarşamba
- Mithat Körler Ve Biz Eskişehirliyiz - 16 Aralık 2007 Pazar
- Hakemler Bize Karşı mı? - 22 Ekim 2007 Pazartesi
- Kalemşörler - 19 Ağustos 2007 Pazar
- Şehrin ruhu! - 2 Ağustos 2007 Perşembe
- Kurallara Uymazsan Buna Benzersin - 24 Temmuz 2007 Salı
- Demokrasi kazandı - 23 Temmuz 2007 Pazartesi
- Ticaret Odası Kimi Kandırıyor? - 20 Temmuz 2007 Cuma
- Dokunulmazlar! - 13 Temmuz 2007 Cuma
- Bağımsız Adaylık! - 9 Temmuz 2007 Pazartesi
- Allah’tan İstanbulu Yönetmiyorsunuz! - 6 Temmuz 2007 Cuma
- Bu ne perhiz! - 5 Temmuz 2007 Perşembe
- Değişim başladı - 1 Temmuz 2007 Pazar
- Eskişehir’e Eskişehirli Olmayan Adaylar - 5 Haziran 2007 Salı




